30 Haziran 2008

ARCTIC MONKEYS - D IS FOR DANGEROUS

Sevgili Hakan,

Yeni nesil ne tuhaf. Bir davul bir mikrofon alıp garajlarında müzik yaparken eski neslin sahil kenarı gitar şarkısı "Akdeniz Akşamları" modundan oldukça uzaklaşmış bir yaratıcılık sergiliyor gençler. Tamam, hepsinden yetenek fışkırıyor demiyorum ama fışkırandan da tonla hit çıkıyor. Bu Arctic Monkeys kaç yaşında ulan! Kıskançlığım tavan yaptı yine. Ama yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim; bu sefer sadece boy olarak değil aklen de uzamış bizimkiler. Büyümüşler abisi büyümüşler! Eskiden kızlar da kızlar derken artık ne giydirmeler yapıyorlar siyasilere bir bilsen...

Şimdi debüden çok farklı sularda yüzen fakat yine kendisine aşık eden yeni albümden yazacağım altı şarkıyı herkesin beynindeki hard disk'te tutmasını tavsiye ederek senin de bu maymunların ülkemizi tavaf etmesi için daha çok duada bulunmanı, bilumum ağaca çaput asıp dilek tutmanı diliyorum.

Al bakalım:

Brianstorm: Eğer yeni albümünüz için millet siyah kuşağını kuşanıp saldırmayı bekliyorsa üzerinizde atmosferik bir baskı olması çok doğal. Önünüzdeki şıklar muhtemelen şunlar: Eski albüme çok yakın durup "eh işte" yaftasını kabullenmek veya yepyeni, şaşırtıcı bir çalışma yapıp övgüye de yergiye de hazır olmak. Brianstorm çıkış şarkısı olarak seçilirken belli ki ikinci şık dolu dolu işaretlenmiş. Sözler yine oldukça ironik ve komik, Brian denilen afili Vogue kapak modeli profili alabildiğine başarılı, ritim debüdeki şarkılardan farklı fakat yine Fatboy Slim klibindeki tuhaf danslara meyil verici ve hiphop kliplerinden alışık olduğumuz kızlarla dolu klibi de çok zekice... Neticede Brianstorm benim açımdan albümün "şimdilik" en başarılı şarkısı.

Teddy Picker: Albümün siyasi soslara bulanmış kısmı! Çocuklar büyüdüklerini kanıtlarcasına politikaya dalıp "Her şey eşit derken neyi kastediyorsun yahu?" diye soruyorlar etrafa. Şarkıda "bollocks" deyişiyle geçen Sex Pistols göndermesi bu zincirin asi halkalarından sadece biri. "Sizin gibiler etraftayken kim başa geçmek ister ki?", "Poz kesenlerin savunucusu olmaya yemin ettirdiler bizi" gibi keskin sözler de cabası. Eh benim başbakanım Tony Blair olsa ben de çekerim isyan bayraklarını. Gerçi... Neyse...

Balaclava: Öncelikle adı nedeniyle kendisine "Baklava" olarak hitap ettiğimi söyleyeyim de içimde kalmasın, evet iğrencim ve bunun farkındayım. 28. saniye dolaylarında giren gitar riff'iyle insanı coşkudan sapıttıran Balaclava (biz Türkler "kar maskesi" diyoruz kendisine) bir adet hüzünlü reddedilme hikayesi. Ve fakat içinde bundan çok daha ötesi gizli, çünkü bu meret birkaç şarkının kesip biçilmesiyle oluşmuş gibi. Kah sade bir davuldan ibaret oluyor, kah araya hızlı gitarlar giriyor, e sahneden çekildikleri anda vokal değişiyor, davullar hızlanıveriyor! Hele bir yerde şarkı takılmaya başlayıp ha babam cızırtı çıkıyor ki "Ay ay ay mp3'üm çizilmiş galiba!" gibi saçma tepkilere itip gafil avlıyor topumuzu! Bu kadar malzemeden üçüncü albümü çıkarabilecekken tek şarkı yapmışsınız, aferin. Franz Ferdinandgiller sizi...

Only Ones Who Know: Alışık olduğumuz Arctic Monkeys imajını bir kez daha yerle yeksan ederek balad yapmayı başaran tazelerin bu şarkısını kabullenemedim bir türlü. Ondandır ki istemdışı olarak sona attım, tıpkı vakti zamanında "yine" Franz Ferdinand - Eleanor Put Your Boots On'a yaptığım gibi. Ama üzüldüm de, belli ki pek acı çekmişler bunu yaparken çünkü. Örneğin "I bet the Juliet was just the icing on the cake" veya "They made it far too easy to believe that true romance can't be achieved these days" gibi dizeler boğazda koca koca yumrular bırakıyor. Ancak her an hızlanacakmış gibi duran şarkı öylece bitince benim de savunmaya yeltenecek gücüm kalmıyor. Nazarlık deyip geçelim iyisi mi...

If You Were There, Beware: Drakula mizanseniyle tüyler ürperten bir isme sahip IYWTB. Fakat melodinin girmesiyle beraber yine eskisinden farklı bir ortamda salınırken buluyorsunuz kendinizi. "There's a circle of witches, ambitiously vicious they are" gibi yarasa kanatlı sözleri ve akılda kalıcı riff sayesinde liken gibi belleğe yapışmasıyla günümüz gençliğine fena çektireceği belli olan şarkı favori kabuslarımız arasında açık ara en önde gidiyor.

The Bad Thing: 50 Cent olmuşlar ha ha ha! diye paragraf açarken hemen belirteyim: Bu şarkıyı ne zaman dinlesem bariz bir "rock'n roll with hiphop soul" havası çarpıyor kulağıma. Ancak sözlere bakınca "Çıkar alyansını kötü çocuk, çıkar da gör başına gelecekleri!" diyerek çivisi çıkmış kulüp ortamlarından, elleri milletin cebinde dolaşan eller havaya insanlarından yakınıyor bizim çocuklar. Henüz bulundukları yere Demet Akalın veya Arto uğramamış belli ki, yoksa "The Worst Thing, Aman Tanrım, Cizıssss! şeklinde yeni bir eser de çıkabilirmiş kendilerinden. Siz siz olun aldatmayın sevgilinizi, yazık be...

***********

Sevgili Ezgi

Şu son bir haftadır içim içime sığmıyor. Evde,otobüste, her yerde hop oturup hop kalkıyor, gülerken düşünüyor, adeta kocaman bir histeri yaşıyorum. Arctic Monkeys denen mahşerin 4 atlısı son sürat üstümden geçip duruyor. Elimden yollarına halı olmaktan başka hiçbirşey gelmiyor. Keşke ilkine göre çok daha oturaklı ve ne istediğini bilen bir hal almış bu çocukların nasıl böyle hinliklerle dayanıp döşendiğini anlatabilsen bana. Ve biliyor musun? Bütün bunları yaparken en sert hallerinde bile arkalarında tini-mini popüler notalar gizliyorlar. "İlk albümün ardından" adlı bulaşıcı, tehlikeli ve de öldürücü virüs yanlarına uğramamış sanırsam. Kılık kıyafetlerinde pek bir değişiklik yok gibi gelsede dikkatlice bakıldığında detaylardaki değişimler göz kamaştırıyor. Sergiledikleri en bıçkın hallerinde bile pek popüler melodiler çıkarıyorlar. Satır aralarında boylarından büyük işlere bile kalkışmışlar. Allah vergisi ritim duygularını da işin içine kattığımızda neler neler çıkmış ortaya. Ahh bir görsen..

Hörmetlerimle..

D Is For Dangerous: D ne içindir bilemem. Buna onlar karar versin. Fakat görünen köy itibariyle yeni bassçımız, Andy Nicholson’un yerini fazlasıyla doldurmuş bulunmakta. Hepimizin en favori kabusu vardır genelde, en favori rüyamızı yaşarken bile kafamızın bir ucunda sallanan.. Sayın Turner, burada yaşadıkları jet-set yaşam tarzından 2 dakika 20 saniyeliğine olsa da kaçış planını kafasında kurmuş ama güvenlik duvarını aşamamış gözüküyor.

“He knew what he wanted to say
But he did not want to word it
The dirty little Herbert
Was thinking an escape
But the place was well guarded”

derken bunu kastediyor zannımca. Sonra “D is for delightful, And try and keep your trousers on” der bir amcaları aradan. Bütün o groupilerinin üzerinde kullandıkları alet ve edevatlarını kastederekten. Kimi gençlerimiz ise bu şarkının ayrılan basçıları Nicholson’un yaşadığı buhranın üzerinde yoğunlaştığını söylüyor. Şarkı ise gayet hoppa olmakla beraber, davul ve basın enfes dansı gözleri kamaştırıyor.

Fluorescent Adolescent: Karşımızda büyük ihtimalle en büyük 2. single aday adayı bulunmakta. Yapı itibariyle Arctic özütüne bağlı gözükse de ufak kaçamaklar peşinde koşan bir şarkı bu. Tıpkı cümlelerinin hitap ettiği bayanın “x” grup üyesiyle yaşadığı aşktan bunalıp yaptıkları gibi. Eskimeye yüz tutmuş bir ilişki mevzu bahis bu hikayemizde sanırsam. “You used to get it in your fishnets, Now you only get it in your night dress” ile neydik ne olduk der gibisinden bir hava soluyorum. Zamanla kara delikler içinde dolaştıkları,herşeyin bir alışkanlıktan ibaret olduğu,”ahh eski güzel günler” dedirtecek cinsten dışkımsı kıvamında bir ikili ilişki. Müzikal yapısı ile Mardy Bum’ın eşiti kıvamında. Pek başarılı,hatta kendileri çıkarılan en iyi işlerden biri FWN’de.

Do Me A Favour: Sıra geldi bu altılıdaki bankoma. Hınzır başlangıcına kanıp birkaç saniye sonra Alex’in kırılgan sesiyle karşılaştığımda şaşırıyorum. Nen var evladım? demeye kalmadan başlıyor içini dökmeye. Gün aşırı bir ayrılık hikayesiyle karşı karşıyayız sanırsam. Ardından hala ne olduğunu anlayamayıp afallayıp kalmış gencin kafasındakilerle baş başa kalıyoruz. Unutmamalı ki hala çocuk sayılabilecek bir yaşta dörtlümüz. Müzikal anlamda ne kadar oturaklı olurlarsa olsunlar liriklerde hala kalbi kırık bir çocukla karşılaşabilmek mümkün.Benim diğer bir teorim ise belki de hiç başlamadan bitmiş bir ilişkiden söz ediyor oluşudur Alex’in (It's the beginning of the end). Mardy Bum’daki kızla aynı şahıs olması kuvvetle muhtemel.

This House Is A Circus: Çözülmeyi bekleyen türlü delilik ve vukuatla dayanıp döşenmiş bir oda var.Ve bu odada Arcticler belki de kariyerlerinin en gaz parçasına imza atıyorlar. Yerimde duramıyorum. Elimi kolum bağlayın. Dizginleyin beni. Ezgi’nin de bahsettiği gibi kendilerine has olan riff ve melodi yapısı kılıcını kuşanmış kovalıyor adeta. Piyasanın çok katı özgünlüğündeki riffler güçlerini birleştirip “kartal vuruşu” yapıyor. 01.15 itibarı ile yerinde oturmayı başarabilenin elini ayağını öperim. Il Magnificento!!!!

505: En vurucu kısmı en sona saklamışlar. Albüm boyunca geriden geriden titreşen klavyeler bu şarkıda kendini en öne fırlatıyor. Bu şarkıyı dinlediğimde kendilerini ilk keşfettiğim zamanki hissin aynısını yaşadım sanırım. Öyle bir şarkı ki bu albümden bariz farklı bir tebessümü var. FWN’de kendi sınırlarını fazla aşmadan sergiledikleri deneyselliklerinin en güzel örneği 505. Alex’in demesine göre bir turne sırasında o zamanki kız arkadaşının kaldığı otel odasının numarasıymış bu. “In my imagination you're waiting lying on your side,With your hands between your thighs” derken hayal gücüne haran bıraktırıyor Alex. Bir an önce yanına dönmek istediği darlin’i şarkının ana teması. Ve bu darlin’ kanaatimce Arctic’in en güzel slow’unu yazmasına ön ayak oluyor. Perfekto!!!

Old Yellow Bricks: Brit ödül törenini izleyenler Maymunların kılıktan kılığa girdiğine tanıklık etmiştir. O kılıklardan biri de The Wizard Of Oz’daki şahıslardan birine aitti. Şarkıda ise yolları serptikleri ekmek parçalarını dikkatlice izleyip ola ki kaybolmazsak aynı filmden kalıntılarla karşılaşmış oluruz. Acaba filmde ki Yellow Brick Road’la bir alakası var mı şarkı isminin? Ya da adı geçen Dorothy (But Dorothy was right though) filmdeki Dorothy mi?Çok fazla mı saçmaladım yoksa? Yoksa bu satırlar sayın editörümce sansürlenecek mi? Ayy yayyy. Houdini gibi “abra kadabra”mı yapıp kayboluyorum gözlerden ben.


Hakan & Ezgi Sobermag 22.7.07

2 yorum:

Radnor dedi ki...

a pretty girls make graves updayt olmuş nan yuppieyaye

indis lúinwë dedi ki...

secret door resmen romantik yau.